Hanefi mezhebinde itikâf müstehabtır. İtikâfın yapılışı ise bir mescit te veya camide ve benzeri yerlerde oruçlu ve itikâf niyetiyle sadece Cenab-ı Hakkın rızasına nail olmak için bir miktar durmaktır. Bu durma esnasında ise hatmi şerif ile veya zikir ile veya rabıtayı şerife ile meşgul olunmalıdır.

İtikâfa giren kimseye mutekif denir. Oruçluyken oruçluya yasak olan şeyler aynen mutekifeyede yasaktır.

Mutekif ancak cuma namazı ve insani ihtiyaçları için mescidden çıkabilir. Mutekif ancak hayırlı laflar konuşabilir. Malayani yani boş söz konuşamaz. Yani mutekif ehli zikirin haline iyicene bürünür. Mutekifin tamamen susması ise tahrimen mekruhdur.

Hanefi mezhebin de, Maliki mezhebin de, Hanbeli mezhebinde itikâfa giren kimsenin oruçlu olması gereklidir derler. Şafii mezhebinde ise oruç şart değildir. Günümüzde çoğu insan bu fetva ile amel etmektedirler çünkü ciddi sağlık rahatsızlığı olanlar tutamazlar. İtikâftan mahrum olmamak için bu fetva ile amel ederler.

İtikâf ise Hanefi ve Hanbeli mezheblerine göre ancak kendisinde cemaat olunan yerlerde olur. Maliki ve Şafii mezhebine göre ise her mescidde olur. Orucu bozan herşey itikâfıda bozar. Bu hüküm Hanefi, Maliki, Hanbeli mezhebinde geçerlidir. Şafii mezhebinde ise unutularak olursa bir şey olmaz. Ancak kasten olursa bozar demişdir. Kadınlar ise Hanefi mezhebinde evlerinde mescid olarak tayin ettiği yerde itikâfa girebilir. Diğer mezheblere göre ise giremez denilmiştir.

 

Kaynak: Kuduri Şerif, Zübdetül Ahkam fi ihtilafil eimmetil erbaatil alam

İlgili Yazılar