Safer ayı, hicri ayların ikincisidir. Halk arasında uğursuzluk ayı olarak bilinmesine rağmen “Saferu’l-hayr” isminden de anlaşılacağı üzere hayırlı bir aydır.

Bu ayın “Safer” diye adlandırılmasının iki ayrı muhtemel sebebi vardır. Birinci sebep, Mekke halkı yolculuğa çıktıkları zaman Mekke’nin insanlardan boşalması ve yalnız kalmasıdır. Diğer bir rivayete göre ise bu ayın Safer diye adlandırılmasının sebebi; Arapların bu ayda kabilelerle savaşmalarıdır.

Safer ayında Levhi Mahfuz’dan birinci kat semaya 320.000 bela inmektedir. Bu belalar ve kazalar sene içine yayılmaktadır.

Safer ayının uğursuzluk ayı diye bilinmesi Cahiliyye Devri Araplarının günümüze kadar ulaşan batıl bir inanışıdır. Cahiliye Araplarına göre bu ayda umre yapmak büyük bir günahtır. Hz. Muhammed ise “Umre her zaman helâldir!” buyurarak bu aya atfedilen uğursuzluk inancını kırmaya çalışmıştır. Ayrıca bu ayda yapılan nikâhların fazla sürmeyeceği ve kötü neticeleneceği; bu ayda yapılan işlerin sonuçsuz kalacağına ve uğursuzluk olacağına inanılmıştır. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bunu reddetmiştir. Ebû Hureyre (R.A.)’ın rivayetine göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

“Hastalığın kendiliğinden sirâyeti yoktur; uğursuzluk ve baykuş ötüşünün olumsuz etkisi yoktur; Safer ayının hayır ve şerle bir alâkası yoktur; bunlar cahiliye hurafeleridir. Cüzzamlıdan, aslandan kaçtığınız gibi kaçınız!”

Başka bir hadisinde ise “Eşyada uğursuzluk yoktur, Safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde bir uğursuzluk yoktur.” şeklinde buyurmuştur.

Efendimiz (s.a.v)in bu ayda ölüm hastalığına tutulmasıyla Safer ayı iyice uğursuzlukla ilişkilendirilmiştir.

Safer ayında, yapılabilecek ibadetlerin başında istiğfar gelir. Bir sene içerisinde yeryüzüne inecek belalardan Allah’a cc sığınıp çokça istiğfar etmeliyiz.

Bu ayda ayrıca Allah-u Teâlâ’yı devamlı zikretmek lazımdır. Zira Allah-u Teâlâ’yı zikretmek en büyük ibadettir ve belaları musibetleri çevirir.

Safer ayında her gün mutlaka 100 kere “La hâvle velâ kuvvete illa billahil aliyyil aziym.” denilmelidir. Bu zikir en hafifi fakirlik olmak üzere 70 çeşit bela musibet kaldırır.

Yine belalardan korunmak için; Ayet-el Kûrsi okunması tavsiye edilmektedir. Evden çıkarken veya eve girerken Ayet-el Kûrsi okunmalıdır. Kişinin iki Ayet-el Kûrsi arasındaki işleri hayırlı olur ve fakirliği önlenir. Evden çıkarken bu sureyi okuyan kişi her işinde muvaffak olur ve hayırlı işler başarır. Ayrıca kişi evinden çıkarken Ayet-el Kûrsi’yi okursa, Allah-u Teâlâ yetmiş meleğe emreder, melekler o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiğfar ederler.

Safer ayının ilk ve son çarşamba gününün gecesinde, yani salı gecesinde kılınacak namaz şöyledir:

1 Rekât: Fatiha’dan Sonra; 17 Kevser Suresi
2 Rekât: Fatiha’dan Sonra; 5 İhlâs Suresi
3 Rekât:  Fatiha’dan Sonra; 1 Felâk Suresi
4 Rekât: Fatiha’dan Sonra; 1 Nâs Suresi

Safer ayının ilk ve son çarşamba günü, öğlen ve ikindi namazı arasında kılınacak namaz şöyledir:

1 Rekât: Fatiha’dan Sonra; 11 İhlâs Suresi
2 Rekât: Fatiha’dan Sonda; 11 İhlâs Suresi
Yine bu ayın ilk ve son çarşambasında “Yâ dâfia’l-belâyâ, idfâ anna’l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü’r-Râhimin, inneke alâ külli şey’in kadir” duası okunmalıdır.

Manası: “Ey belaları defeden (Allah’ım)! Bizden belaları uzak eyle. Allah (c.c) muhafaza edenlerin en hayırlısı ve o merhametlilerin en merhametlisidir. O her şeye gücü yetendir.”

İlgili Yazılar